Gazi’den İşadamları için Yeni ve Özgün bir Yabancı Dil Programı

Gazi Üniversitesi’nin yürüttüğü ADCOESP (All Dimensional Foreign Language Instruction: A Constructivist ESP Perspective) adlı Leonardo da Vinci Projesiyle iş adamları için yeni ve özgün bir yabancı dil programı hazırlanıyor. “Tam Boyutlu Yabancı Yapılandırmacı Özel Amaçlı İngilizce Perspektifi” (All Dimensional Foreign language Instruction: A Constructivist ESP Perspective) Projesi, iş adamları ve geleceğin iş adamları için 16 ünitelik bir yabancı dil programı oluşturmayı amaçlıyor. Bu hedefe yönelik oluşturmacı bir yaklaşım ve yöntem geliştirildi. Program orta düzeyde mesleki yabancı dil ve genel yabancı dil öğretiminin yanı sıra sosyal ve kültürel boyutlar da içeriyor. Katılımcı ülkelerin iş dünyasına ait başarı hikayeleri de kapsam içine alındı. Yakında tamamlanacak olan ürün, yapılandırıcı boyutu ile öğrencilere kendilerini bu bağlamlarda bireysel ve kurumsal olarak ifade etme olanağı tanımakta. Programın yapılandırılmasında birçok yabancı dil öğretim ve genel eğitim akımlarından faydalanıldı.

Bu bilimsel mesleki eğitim projesinde Gazi Üniversitesi’nin ortakları Almanya’dan Brandenburg Üniversitesi, Çek Cumhuriyeti’nden Batı Bohemia Üniversitesi ve Finlandiya’dan Savonia Üniversitesi’dir. Proje Gazi Üniversitesi tarafından tasarlandı ve yürütüldü. 2006 Ekim ayından bu yana bu dört büyük eğitim kuruluşu, bu projede uyumlu bir şekilde çalışıyor. Çalışmanın büyük bir bölümü tamamlanmış bulunmakta. İş planındaki aktif iş paketlerindeki çalışmalar planlandığı gibi sürdürülüyor. Çıkacak ürünün iş adamlarına yabancı dil öğretme bağlamında büyük bir potansiyeli var. Gazi Üniversitesi’nin yürütücülüğünde tamamlanan “Tam Boyutlu Yabancı Yapılandırmacı Özel Amaçlı İngilizce Perspektifi” isimli Leonardo da Vinci Projesi’nin Yaygınlaştırma Konferansı 11 Eylül’de, Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Konferans Salonu’nda yapıldı. Programa, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanı Dr. Fatih Hasdemir, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulvahit Çakır, ADCOESP Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. İskender H. Sarıgöz, Angela Lloyd, Yrd. Doç. Dr. Cemal Çakır, Okt. Arzu Şarlanoğlu Vural ve Okt. H. Burtay Kaynar, Satu Huusari, Irene Hyrkstedt, Milada Stockova, Mark Nichol, Hakan Dağ, Abdullah Şahin, Dr. Hüsniye Güler konuşmacı olarak katıldılar. Dr. Fatih Hasdemir, Türkiye’nin 2000 yılında Lizbon’da yapılan zirvede Avrupa’nın bilgi toplumuna dayalı daha rekabetçi, daha dinamik bir ekonomi oluşturulması, bilgi toplumu oluşturulması projesine katılma kararı aldığını hatırlattı.

Bu çerçevede Avrupa Birliği’nin eğitim ve gençlik programlarına 1 Nisan 2004 tarihi itibariyle Türkiye’nin de tam katılım sağladığını dile getiren Hasdemir, o günden bugüne çok başarılı çalışmalar yapıldığını ve binlerce projenin kabul edildiğini ifade etti. “Proje Avrupa’da başlatılan sosyal kalkınma hareketinin de bir parçasıdır” “Bugün kapanışı için toplandığımız proje de o başarılı projelerden birisidir” diyen Fatih Hasdemir, bu programların faydasının saymakla bitmeyeceğini belirtti. Hasdemir, projenin Avrupa’da başlatılan sosyal kalkınma hareketinin de bir parçası olduğuna dikkat çekti. Kalkınma hareketinin aşağıdan yukarıya doğru olduğundan söz eden Dr. Hasdemir, “Dolayısıyla onun faydalı etkileri çok daha yaygın bir şekilde hissedilir ve görülür. Türkiye de bunu gerçekten geçtiğimiz yaklaşık dört yılda hissetti. Özellikle geçtiğimiz dört yılda Leonardo projesi kapsamında Avrupa’da alınan toplam başvuruların yaklaşık yüzde 35’i Türkiye’den oldu” diye konuştu. Ülkemizde bu tür programlara ve projelere olan talebin çok fazla olduğunu kaydeden Dr. Fatih Hasdemir, “Bizde buna dayanarak gerek kendi hükümetimizle gerek AB Komisyonu’yla yaptığımız görüşmelerde programlara olan talebin çok fazla olduğunu dolayısıyla bizlere ayrılan ödeneklerin çok daha fazla olması gerektiği konusunu ısrarlı bir şekilde işledik” yorumunu yaptı. “Türkiye’ye ayrılan ödeneklerde yaklaşık yüzde 70’lik bir artış oldu” Özellikle 2007 yılı başından itibaren Türkiye’ye ayrılan ödeneklerde yaklaşık yüzde 70’lik bir artış olduğunun üzerinde duran Fatih Hasdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Yani Avrupa’da hiçbir ajansın bütçesi bir yılda bu kadar artırılmazken bizim bütçemizde yüzde 70’lik bir artış oldu. Fakat bu da yeterli olmadı. Biz talebin tamamını karşılayacağını tahmin ediyorduk. Şu anda yine talep elimizdeki kaynakların çok üstünde. Böyle olması da bir bakıma iyi. Çünkü bu rekabeti getiriyor. Rekabet daha iyi proje yapılmasını sağlıyor. Sonuçlar da çok başarılı oluyor. Bu projeler sayesinde ülkeler, eğitim kurumları, bu kurumlar içerisinde çalışanlar eğitimciler, eğitim alan öğrenciler kendi eksikliklerini giderme fırsatı buluyorlar. Ayrıca birlikte program ve proje yapmayı öğreniyorlar. Birbirlerinin dillerini öğrenme fırsatı elde ediyorlar.

Teknolojiyi daha iyi kullanmayı öğreniyorlar. Eğiticiler ve öğrenciler olaylara farklı açılardan bakmayı öğreniyorlar. Birbirleriyle yarışıyorlar. Ama bu tatlı bir yarış, tatlı bir rekabet.” Eğitim ve gençlik programlarının Avrupa ülkelerinde sosyal kalkınmanın bir itici gücü haline geldiğini söyleyen Fatih Hasdemir, kendilerinin de bu sürecin bir parçası olmaktan, bu sürece bir katkı sağlamaktan dolayı hem mutlu hem gururlu olduklarını vurguladı. Gazi Üniversitesi’nin özellikle teknik eğitim yapan üniversiteler arasında ayrı bir yeri olduğunun altını çizen Dr. Hasdemir, bu programlar başladığından beri programlardan en fazla yararlanan üniversitelerin başında Gazi Üniversitesi’nin geldiğini ifade etti. “Hatta bir ara bize birtakım eleştiriler gelmeye başladı. ‘Yani siz Gazi Üniversitesi’ne niye bu kadar para veriyorsunuz, onlarla olan bağlantınız nedir?’ dediler. Bu bizden kaynaklanmıyor. Bu Gazi Üniversitesi’nin programa gösterdiği yoğun ilgiden kaynaklanıyor. Bu ilginin de artarak devam edeceğini düşünüyorum. Gazi Üniversitesi bu bakımdan diğer üniversitelerimize hem örnek hem öncü olmuştur. Bu projenin bir son değil diğer projeler için de bir başlangıç olmasını diliyorum.” Her proje ortağının sunu yaptığı konferansta projenin başlangıcından sonuna kadar yapılan tüm çalışmalar, karşılaşılan tüm güçlükler ve bunların nasıl aşıldığı hakkında bilgi verildi ve çalıştaylar kuruldu.

Reklamlar